Avrupa Birliği'nin gelecek yedi yıllığı kapsayan 1,62 trilyon euroluk bütçe taslağı üye ülkeler arasında ciddi fikir uyuşmazlıklarına yol açmıştır. AB Konseyi Dönem Başkanı İrlanda'nın Avrupa Komisyonu önerisini yaklaşık yüzde 8 oranında kısaltarak hazırladığı bu metni, özellikle Almanya, Hollanda ve İsveç gibi mali yükümlülüğü yüksek olan ülkeler yetersiz bulmuştur.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, önerilen rakamların mali alandan bakıldığında gerekli titizliği taşımadığını vurgulayarak, AB harcamalarında daha ciddi bir tasarruf stratejisi uygulanması gerektiğini ifade etmiştir. Merz'in başını çektiği bir grup ülke, bütçe boyutunun küçültülmesiyle yetinmeyip, kaynakların savunma, teknoloji ve küresel ekonomik yarışta öne çıkma gibi alanlara yeniden odaklanmasını talep etmektedir.
Uzlaşı görüşleri önemli ölçüde karmaşık hale gelmiştir. Tarım ve bölgesel gelişim programları büyük oranda varlığını koruarken, araştırma, inovasyon, savunma ve kalkınma yardımları kesilmiş durumdadır. Bu dengesizlik, teknolojide ilerleme ve stratejik güvenliği ön planda tutanlar ile kırsal bölgelerin destek alması gereken ülkeler arasında bir çatışma yaratmıştır.
15-16 Ekim 2026'da Brüksel'de yapılacak liderler zirvesi, bu karmaşık müzakerelerin ana sahnesini oluşturacaktır. Yeni bütçe 2028'de yürürlüğe girmesi öngörüldüğü için, AB yönetimi 2026 sonuna kadar siyasi bir anlaşmaya varmayı hedeflemektedir. Yapılan uzlaşmanın 27 üye ülkenin oybirliğiyle onaylanması ve Avrupa Parlamentosu'nun ratifikasyonu şart olmakla beraber, hükümetler arasındaki derinleşen görüş farkları müzakerelerin uzun sürebileceğini göstermektedir.





