Ana Sayfa Haber Çavuşoğlu, ‘İnsan Hakları Eylem Planı’nı değerlendirdi

Çavuşoğlu, ‘İnsan Hakları Eylem Planı’nı değerlendirdi

AK Parti Bursa Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Hakan Çavuşoğlu, İnsan Hakları Eylem Planı’nı değerlendirdi.

Çavuşoğlu, “Türkiye’nin insan hakları standardını geliştirmek bakımından yeni bir anayasaya ivedilikle ihtiyaç duyduğunu ve 1924’te yapılan sivil bir anayasadan sonra yeni bir yüzyıla girerken yeni yüzyılda yeniden bir sivil anayasa ile Türkiye’nin çoktan hak ettiğini düşünüyorum” dedi.

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Hakan Çavuşoğlu, İnsan Hakları Eylem Planı detayları hakkında şu bilgileri verdi:

24 saat esaslı ifade alma süreci

Yakalamalarda kişi beyanıyla beraber teminat verecek olursa bırakılmış olacak. 24 saat esaslı ifade alma sürecine giriliyor.Dolayısıyla yine gençlerle ilgili alınacak kararların sürecine etkin katılımları için bir takım alternatif düzenlemelerin geleceğini düzenliyor bu eylem planı.

Çocuk-Anne Merkezleri ve açık görüşler

Çocukların üstün yararlılığı nazara alarak özellikle onların cezaevlerinde anneleri ile birlikte bulunan çocuklarla ilgili son derece spesifik ayrıntılı düzenlemeler geliyor. Çocukların cezaevinde bulundukları sırada anne ile birlikte bulundukları sırada onların annelerin cezalarını infazının bir başka yerde Çocuk-Anne Merkezleri’nde çekilmesini sağlayacak bir düzenleme var. Her hâlükârda bütün görüşlerin açık görüş yapılması her hâlükârda teslimlerin yine açık görüş murifetiyle yapılması ile ilgili hususlar var.

İdari cevap 30 gün

Vatandaşlarımızın kamuya müracaatları nedeniyle yaşanan gecikmeler vardı. İdari yargılama usulü kanunu bağlamında 60 gündü idarenin cevap verme süresi, eğer bu sürede cevap vermez ise red etmiş sayılıyordu idare. Şimdi yeniden düzenleme ile beraber bu süre 30 güne indiriliyor.

Mülkiyet hakkı ve kamulaştırma şartı

Yine mülkiyet hakkına ilişkin düzenlemeler var. Özellikle de kamulaştırmalarda bir takım sıkıntılar vardı. Vatandaşlarımızın bir takım yakınmaları vardı. Onları giderecek düzenlemelerin geleceğini görüyoruz. Kamulaştırmasız el atmalar, yine acele kamulaştırma ile ilgili şartlarda bir takım yeni düzenlemeler söz konusu olacak.

İmar düzenlemeleri

İmar düzenlemelerinin baktığımız zaman özellikle 18 uygulaması ile ilgili mahalli idarelerin yapmış olduğu çalışmalarda vatandaşlara yansıyan sıkıntıları vardı. Şimdi geliştirilecek bir mekanizma ile beraber imar düzenlemelerinin, imar planlamalarını gözetim ve denetimi ile ilgili bir mekanizma oluşturuluyor.

Bunun gibi çok sayıda spesifik düzenlemelerin olduğunu söyleyen TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Hakan Çavuşoğlu, “Gerçekten bunları hayata geçirecek olduğumuz takdirde Türkiye’nin insan hakları görünümü ve insanımızın insan hakları standardı bir başka boyut bir başka aşamaya daha gelecek” diye konuştu.

Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘Eylem Planı’nı açıklarken ‘yeni anayasanın çatısı’ diye bu ifadeyi defalarca kullandı. Bundan ne anlamamız gerekiyor:

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Hakan Çavuşoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:

Şimdi anayasalar bilindiği gibi devletin işleyişini, devlet organlarının görev ve fonksiyonlarını belirleyen ama aynı zamanda vatandaşların temel hak ve hürriyetlerinin madde madde sayıldığı metinlerdir. Biz şu anda adı üzerinde 1982 anayasası ile yönetilmeye devam ediyoruz. Evet 12 kez değişiklik yapıldı, kapsamlı değişiklikler yapıldı. Ama hala bu anayasa bir darbe ürünün anayasası ve onun ruhunu yansıtan bir anayasa.

Özellikle de temel hak ve özgürlükleri düzenleyen maddelere baktığımız zaman gerçekten en başta kişi özgürlüğü ya da kişi güvenliği hakkında bir madde var. Herkes kişi özgürlüğüne ve güvenliğine sahiptir deniyor. Ama hemen alt paragrafa geçtiğiniz zaman birden fazla paragrafla hangi durumlarda istisnaların varlığı olduğu orada sayılıyor.

Gerçekten bizim 1982 Anayasası’nda temel hak ve hürriyetleri ilişkin düzenlemeler, kurallar adeta istisna halini almış, istisnalar kural haline almış. Dolayısıyla her ne kadar alt mevzuatta düzenlemeler yapsanız da temel metin olan anayasal metni değiştirmedikçe bir yerden sonra bunları daha ileriye taşımanız mümkün olmayacaktır.

O bakımdan Türkiye’nin insan hakları standardını geliştirmek bakımından da baktığımızda, değerlendirdiğimizde yeni bir anayasaya ivedilikle ihtiyaç duyduğunu ve 1924’te yapılan sivil bir anayasadan sonra yeni bir yüzyıla girerken yeni yüzyılda yeniden bir sivil anayasa ile Türkiye’nin çoktan hak ettiğini düşünüyorum.