Haberler

Faslı düşünür Tullabi: Macron, İslam’a karşı tam anlamıyla bir cehalet içinde

Faslı düşünür ve yazar Muhammed Tullabi, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un İslam karşıtı tutumuna tepki göstererek, Macron’un İslam’a karşı tam anlamıyla büyük bir cehalet içinde olduğunu belirtti.

Aynı zamanda Fas’ta iktidarın başını çeken Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (PDJ) davet kanadı Tevhid ve Islah Hareketi’nin de üyesi olan Tullabi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un son dönemde sergilediği İslam karşıtı tutumunu değerlendirdi.

Macron’un entelektüel bir kimliğe sahip olmadığını söyleyen Tullabi, “Macron sözlerini tartabilecek entelektüel derinlikten yoksun bir şekilde hareket ediyor. İslam dinine yönelik tam anlamıyla cehalet içinde. Ayrıca açıklamalarıyla Macron, toplumların kültürü özellikle de Orta Doğu ve Kuzey Afrika halklarına dair hiçbir bilgisi veya kültürü olmadığını da ortaya koyuyor.” dedi.

Macron İslam tarihini bilmiyor

Fransa Cumhurbaşkanı’nın “İslam, dünyanın her yerinde kriz yaşıyor.” sözlerine ilişkin Tullabi, şu ifadeleri kullandı:

“İslam, bir din olarak krizde değildir, aksine akıl, insaniyet, adalet ve yaratılışa uygun bir din olması hasebiyle yalnızca İslam medeniyetinin değil küresel medeniyetin yaşadığı tıkanıklığı da aşabilecek tüm unsurlara, kavramlara ve değerlere sahiptir.”

Macron’un İslam tarihini bilmediğini belirten Tullabi, İslam medeniyetinin sekiz asır boyunca dünyaya öncülük ettiğini, farklı ırklar ve kavimlerin uyum içinde yaşamasını sağladığını ve bu dönemde tüm bu farklılıklara rağmen çatışma olmadığını vurguladı.

İslam değil Müslümanlar krizde

İslam dininin değil ama Müslümanların krizde olduğunu söyleyen Tullabi, “Müslümanların 20. yüzyılda İslam dünyasına yayılan ve egemen olan iki ekol nedeniyle krizde olduğunu gizleyemeyiz.” diye konuştu.

Bu iki ekolün “Suud hanedanının iktidara gelmesi akabindeki Selefilik ve İran devrimi sonrası Şiilik” olduğunu aktaran Tullabi, “akidevi ve fikri olarak radikal olan bu ekollerin, Müslümanların yaşadığı krizlerin kaynağı, her türlü aşırıcılık ve terörün de kökeni olduğunu” söyledi.

Faslı düşünür, “Bu iki ekol, Bat’ının Müslümanlara uyguladığı, hilafetin yıkılmasına, bölgenin parçalanmasına ve doğu kapısında Siyonizm adında garip bir oluşumun ortaya çıkmasına neden olan terör nedeniyle hızla yayıldı. Hâlâ, bize saldırıyorlar. Irak’ta, Afganistan’da ve diğer bölgelerde olduğu gibi.” şeklinde konuştu.

“Macron, laikliği radikal ve aşırıcı bir yorumla yeniden anlamlandırmak istiyor”

Laikliğin, Fransa’da demokratik siyasal bir sistem kurulmasını sağlayan Fransız Devrimi’nin sonucu olduğunu, bu anlayışın dine ve halkın dinini yaşamasına müdahale etmediğini kaydeden Tullabi, “Bu nedenle, kriz söyleminin Macron’un kendi zihninin bir yansıması olduğu kanaatindeyim. Zira kendisi Fransız Devrimi’nin getirdiğinin aksine laikliği radikal ve aşırıcı bir yorumla yeniden anlamlandırmak istiyor.” ifadelerini kullandı.

“Macron, Türkiye karşısında hezimete uğradı”

Fransa Cumhurbaşkanı’nın içerde ve dışarda birçok konuda başarısız olduğuna işaret eden Tullabi, şunları kaydetti: “Asıl kriz, ülkenin zenginliğini Fransızlar arasında adil dağıtmayan, adaleti ve kalkınmayı sağlamayan Macron’un siyasi projesinde. Bunun delili de Macron’un son yerel seçimlerde hezimete uğraması. Üstelik Macron’un hezimeti yalnızca iç politikayla sınırlı kalmadı. Uluslararası ilişkilerde de kendini gösterdi. Macron, Doğu Akdeniz’de, Libya’da ve diğer birçok meselede Türkiye karşısında da hezimete uğradı. Dolayısıyla şu an Macron’un iç ve dış politikadaki projesi büyük bir kriz yaşıyor.”

“Macron, Fransa’daki faşist akımın gözüne girmeye çalışıyor”

Tullabi, Macron’un İslam karşıtı tutumunun arkasında yatan nedenlere ilişkin ise, şunları söyledi: “Bunun nedeni açık. Macron, yerel seçimlerde kaybettikten ve Türkiye’yle mücadelesinde de başarısız olduktan sonra gelecek seçimlerde yine Cumhurbaşkanı olabilme düşüncesiyle Fransa’daki faşist akımın gözüne girmeye çalıştı. Macron ve genel olarak Batı, bugün büyük bir İslami güç haline gelen Türkiye’nin temsil ettiği gibi, İslam’ın demokratik temellerle yeniden güç kazanmasından korkuyor. Ahlaki ve İslami kimlikle güçlenen, Pakistan, Endonezya ve Malezya ile büyük bir İslam ittifakı kurabilecek olan Türkiye, Fransa’yı korkutuyor. Bu kez Batı demokrasisini benimseyen modernist yüzüyle gelen Türkiye, Macron’u kızdırdı ve onu akılsızca davranmaya sevk etti ve sonunda Müslümanlarla ilişkilerde bu hataları işlemesine neden oldu.”

Macron’un İslam karşıtı tutumuyla İslam dünyasında yükselen Fransız mallarını boykot çağrılarını da değerlendiren Tullabi, bazı ülkelerin yaptığı bu çağrıların etkili bir silah olduğunu belirterek, “Macron’un Al Jazeera’ya verdiği röportajındaki açıklamaları, Endonezya’dan Fas’a İslam dünyasındaki kapsamlı boykot dalgası sonucu oluşan yoğun baskıların neticesiydi.” ifadelerini kullandı.

Macron’un açıklamaları

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, 2 Ekim’de düzenlediği basın toplantısında, “İslamcı ayrılıkçı” fikirlerle mücadeleye ilişkin hazırlanan yasa tasarısının 9 Aralık’ta Bakanlar Kuruluna sunulacağını belirterek, “Fransa’da, cumhuriyetin ortağı olması için İslam’ın yapılandırılması gerekiyor.” demişti.

“Fransa’daki Müslümanların ayrılıkçı fikirleri savunan bir ideolojilerinin olduğunu, bu kişilerin kendi yasalarını Fransa’nın yasalarından üstün gördüğünü” ileri süren Macron, “İslam, dünyanın her yerinde kriz yaşıyor.” yorumunu yapmıştı.

Fransa’da 16 Ekim’de Hazreti Muhammed’e hakaret içerikli karikatürleri derste öğrencilerine gösteren bir öğretmenin öldürülmesinin ardından Macron’un İslam’ı ve Müslümanları hedef alan açıklamalarda bulunması ve Fransız dergisi Charlie Hebdo’nun Hazreti Muhammed’e hakaret içerikli karikatürlerinin bazı binaların duvarlarına yansıtılması, İslam dünyasında tepki ve protestolara neden olmuştu.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Hazreti Muhammed’e yönelik karikatürleri yayımlamaktan vazgeçmeyeceklerini söylemişti.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu