Haberler

PTT emeklisi biriktirdiği ‘antika’ telefonları müzede sergileyecek

Mahmut Altıbaş, en eskisi 126 yıllık İsveç yapımı bir telefon olan koleksiyonundaki parçalara gözü gibi bakıyor.

Orijinalliğini bozmadan, arızalı telefonlardan elde ettiği parçalarla telefonların tamirini de yapan Altıbaş, bu iletişim aracının yıllar içindeki gelişimini gözler önüne seren koleksiyonunu müzede sergilemek istiyor.

Mahmut Altıbaş, PTT’ye 1977’den itibaren yıllarca hizmet verdiğini söyledi.

Emekli olduktan sonra, özellikle 1980-1995 yıllarında yaygın şekilde kullanılan jetonları, rozet, posta kutusu, postacı ve telgraf çantaları, santral, PTT’nin farklı kurumlara gönderdiği mektuplar gibi geçmişe ait hatıraları da biriktirdiğini belirten Altıbaş, koleksiyonunun büyük bölümünü antika telefonların oluşturduğunu anlattı.

PTT’de çalıştığı yıllardaki disiplinin, koleksiyoner olmasında önemli rol oynadığını vurgulayan Altıbaş, “İşimiz, tertipli ve düzenli olmaktı. Koleksiyoncu olmanın da yolu düzenden geçiyor. 2 bine yakın materyali garajımda muhafaza ediyorum ve neyin nerede olduğunu biliyorum. 1990 yılında PTT, çalışanlarına özel bir telefon üretti. İlk telefonum buydu. Sonra merakım arttı ve koleksiyonum bu hale geldi.” dedi.

“10 bini aşkın puldan oluşan koleksiyonum da var”

Altıbaş, Kovid-19 salgını sürecinde evde kaldığı dönemde koleksiyonuyla daha fazla ilgilendiğini dile getirdi.

PTT’de ilk mesai gününde işe başlama hediyesi olarak kendisine pulu özenle sakladığını aktaran Altıbaş, “Evimde 10 bini aşkın puldan oluşan koleksiyonum da var. Bu bir aşk, anlatılmaz yaşanır. Hayattayken koleksiyonumun müze olmasını istiyorum. Gençlerimizin iletişim araçlarına olan düşkünlüğü malum. Telefonun dünden bugüne nasıl bir değişim yaşadığını görmelerini isterim.” ifadelerini kullandı.

Altıbaş, insanların merak duyduğu alanlarla ilgili birikim yapmasının önemine dikkati çekti.

Koleksiyonundaki her parçanın kendisini geçmişe götürdüğünü belirten Altıbaş, şöyle konuştu:

“1895 yılında, birinin konuştuğu, iletişim kurduğu bir telefon var elimde. Bu çok heyecan verici. Aslında bu garajdaki her şeye birileri zamanında dokundu. Zamanımın çoğu onların bakımını yapmakla geçiyor. Bir şeyleri biriktirmek, insana hem dinginlik veriyor hem de kötü alışkanlıklardan uzak tutuyor. İyi bir arkadaş çevrem, iyi bir eşim ve çocuklarım var. Aile olabilmeyi de geçmişe, hatıralara saygı duymayı da bu sayede öğrendim. Aşığı olduğum kurumuma dair ne varsa biriktirmeye devam edeceğim.”

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu