Haberler

Türk Dünyası’na duyuru

Bildiğiniz gibi son günlerde Ermenistan’ın Azerbaycan topraklarında sivil halka karşı düzenlediği saldırısı sonucu çok sayıda sivil şehit olmuştur.

Bu tamda terör devletine yakışan bir davranış şeklidir. Bu durumu anlayabilmek için biraz olsun geriye dönerek tarih içerisinde Ermenilere nasıl şımartıldığını ve ne tür katkıların sunulduğunu görmek yeterlidir.

Ermenilerin Azerbaycan topraklarına toplu halde yerleştirilmesi Çar Rusya’sı döneminde yani 1828 yılında başlamıştır. Bu yerleştirmeler SSCB tarafından da aralıksız olarak sürdürülmüştür. 1918 senesinde nüfusun büyük çoğunluğu Türk olan eski Revan hanlığının topraklarında Rusya, ABD ve İngilizlerin desteği ile bölgede ilk kez olarak bir Ermeni devleti kurulmuştur. Azerbaycan Cumhuriyeti kuşkusuz bu emperyalist devletlerin de baskısıyla Ermenistan’ı yalnız Revan hanlığıyla sınırlı bir alanda kalması koşuluyla devlet olarak tanımıştır. Revan şehrini bir şartla kabul etti ki, o da Ermeniler bir daha Azerbaycan’a karşı toprak iddiasında bulunmayacaklardı.

Fakat terör ve işgal yoluyla kurulmuş Ermenistan gerek Osmanlı devletine karşı olan hasmene tavrı ve sürekli terör hareketlerinde bulunması, bu devleti terörist devlet olarak anmamızı doğru kılmıştır. Ermenistan tüm zamanlarda terörü desteklemiştir. Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde Türk konsolosluklarına karşı başlattıkları terör hareketleri 1988 senesinde Azerbaycan topraklarında da devam etmiştir.

Azerbaycan devletinin şartlı olarak devlet kabul ettiği Ermenistan bu anlaşmaları bozmuştur. Başta Rusya olmak üzere Batı’nın desteğini alan Ermenistan Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesini Ermenistan’a birleştirmek, bu bölgeyi Türklerden temizlemek amacıyla saldırlar başlatmış ve bu saldırılar sonucunda Azerbaycanlıların evlerini yakan, sivil halka acımasızca davranan, kadın çoluk çocuk demeden katliamlar yapan Ermenistan devletidir.

Bu zulüm karşısında 1988-1991’de Ermenistan’dan 500 bin civarında Azerbaycanlı Türk topraklarını terketmek zorunda bırakılmıştır. 1988-1996 yıllarında Azerbaycan ve onun halkına karşı Ermeni terör örgütleri tarafından 400 kadar terör eylemi yapılmış, bu terör eylemlerinde 1500’den fazla insan katledilmiş ve 2 bini aşkın insan gazi olmuştur. Azerbaycan topraklarının yüzde yirmisi- Dağlık Karabağ ve çevresindeki yedi ilçe daha işgal edilmiş, bu sırada köyler, ilçeler tamamen yok edilmiştir. Hocalı kasabasında soykırım yapılmış, 20 bin insan şehit edilmiş, 50 bini aşkın insan gazi olmuştur. Esir ve rehine alınmış binden fazla insandan 600 civarında kişi en şiddetli işkencelerle katledilmiştir. 29’u çocuk 98’i kadın olmakla birlikte 877 Azerbaycan vatandaşı Ermenistan tarafından esir alınmış geri verilmemiştir.

Ermenistan’ın Azerbaycan’a silahlı saldırıları aynı zamanda uluslararası hukuk sözleşmelerini çiğnemek anlamını taşır. Çünkü Ermenistan Avrupa uluslararası hukuk sözleşmelerinde yazılı aşağıdaki hükümleri açık bir şekilde ihlal etmiştir.

1949 Cenevre sözleşmeleri ve ek protokolleri (“Sivil Halkın Muhafazası hakkında”, “Askeri Esirlerle Davranma hakkında”, “Kuru Savaşlarında Yaralı ve Hastaların Korunması hakkında” bölümleri.)
“Soykırım Cinayetlerinin Önlenmesi ve Cezalandırılması” sözleşmesi;
“İnsan Haklarının ve Başlıca Özgürlüklerin Sağlanması hakkında” 1950 yılı Avrupa sözleşmesi;
“Askeri Münakaşalar Zamanı Kültür Servetlerinin Korunması hakkında” Haag sözleşmesi;
“Kültürel Servetlerin Yasadışı Piyasaya Sürülmesi hakkında” Paris sözleşmesi
Birleşik Milletler Teşkilatı’nın 1948 yıl tarihli “Tecavüz Kavramı” beyanını ve Güvenlik Konseyince 1993 yılında kabul edilmiş Azerbaycan Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğünün tanınmasına ve işgal edilmiş Azerbaycan topraklarının şartsız boşaltılması hakkında 822, 853, 874, 884 sayılı kararları. Ermenistan uluslararası hukukun kontrolünden çıkmış ve işgalci politikasını sürdürmektedir.

Hem toprak işgal edip hem de bununla yetinmeyen Ermenistan sürekli olarak ateşkesi bozmuş Azerbaycan’ın köy ve şehirlerine saldırmakla uluslararası hukuku çiğnemiştir. 12 Temmuz 2020 tarihinde Ermenistan ordusu Azerbaycan topraklarına ani bir saldırı gerçekleştirmiştir. Saldırı esnasında Azerbaycan’dan bir general, bir albay ve 9 asker şehit olmuştur. Son olarak Ağustos ayının son günlerinde yeniden Azerbaycan topraklarına saldıran birçok sivilin şehit olmasına neden olmuş ve bu bardağı taşıran son damla olmuştur.

Biz aşağıda isimleri bulunan sivil toplum kuruluşları olarak tarihi gerçekler ışığında diyoruz ki; Karabağ Azerbaycan toprağıdır ve derhal kabul edilmeli Ermenistan bu topraklardan çekilmelidir. Barışı ve uluslar arası hukuku tehdit eden Ermenistan’ın Azerbaycan’a saldırısını kınıyor ve Ermenistan’dan derhal terörist devlet olma hüviyetinden kurtularak hukuk devleti olmasını talep ediyor, saldırıları durdurmasını ve Birleşik Milletler Teşkilatının dört kararına uyarak Azerbaycan topraklarını terk etmesini istiyoruz. Ayrıca bölgede uluslararası hukuk kurallarının yerine getirilmesini talep ediyoruz. Azerbaycan Cumhuriyeti’nin topaklarını korumak için yaptığı mücadelesinin yanındayız ve her zaman da yanında olacağımızı tüm Dünyaya ilan ediyoruz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu