1970 yılında 15 yaşında Essen'e gelen Muhammet Balaban, altı dekadın ardından yaşadığı göç deneyimini değerlendirerek iki ülkenin gelişime dönük işbirliğini gündeme getirdi. Balaban, kişisel hayat öyküsü üzerinden hareketle Türkiye ve Almanya arasında ekonomik, toplumsal ve barışçıl bir yakınlaşmanın gerçekleştirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Almanya'ya gelmiş sayısız insanın benzersiz bir hikâyeye sahip olduğunu ifade eden Balaban, "Eğer göç etmemiş olsaydım hayatım nasıl şekillenirdi?" sorusunun her kişi için farklı bir cevabı olduğunu söyledi. Balaban, başta iki bölgenin sinerjilerinin mobilize edilmesinin ve karşılıklı bilgi alışverişinin gerekliliğine dikkat çekti. Türk işçi göçünün 65. yılında iki ülkenin potansiyelini birlikte değerlendirmenin zamanı geldiğini vurgulayan Balaban, bunun için "güçlü ve kararlı bir irade" gerektiğini belirtti.
Essen Belediye Başkanı Thomas Kufen'in 2019'da başlattığı Essen–Zonguldak ekonomik ve belediyeler arası iş birliğini örnek veren Balaban, bu girişimin Ruhr Bölgesi ile Kuzeybatı Karadeniz Bölgesi (Zonguldak, Bartın, Karabük) arasında sağlam bir köprü kurduğunu söyledi. Kuzey Ren-Vestfalya eyaleti başbakanı Hendrik Wüst'ün gerçekleştirdiği ziyareti de bu işbirliğinin eyalet düzeyine ulaştığının bir göstergesi olarak nitelendiren Balaban, adımın "hedefe yönelik ve doğru bir sinyal" taşıdığını vurguladı.





