İçeriğe geç
16 Ekim 2026 Cuma

Tekirdağ'da Balkanların tarihî mirası akademisyenlerle inceleniyor

Namık Kemal Üniversitesi, Balkanlar'ın kültürel ve bilimsel birikimini ele alan 3. Uluslararası Sempozyumu düzenliyor. Altı ülkeden akademisyenler, din görevlileri ve öğrenciler programda bir araya geldi.

Türkiye
Tekirdağ'da Balkanların tarihî mirası akademisyenlerle inceleniyor
Tekirdağ'da Balkanların tarihî mirası akademisyenlerle inceleniyor
PAYLAŞ

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi'nde gerçekleştirilen 3. Uluslararası Balkan Sempozyumu, bölgenin tarihî ve kültürel zenginliğine odaklanıyor. Kosova, Kuzey Makedonya, Yunanistan, Bulgaristan, Arnavutluk ve Sırbistan'dan akademisyenlerin katıldığı program, Rektörlük Konferans Salonu'nda başladı. Açılış etkinliğine rektör, din görevlileri, kurum temsilcileri ve öğrenciler katılım sağladı.

NKÜ Rektörü Prof. Dr. Mümin Şahin, Balkanlar'ın ve Rumeli'nin Türkiye için tarihî önemini vurgulayarak, Osmanlı medeniyetinin bölgedeki izlerinin incelenmesinin akademik çalışmalar için zengin bir alan oluşturduğunu söyledi. Üniversitenin, Balkanlar ve soydaş toplulukların yanı sıra diğer coğrafyalarla sosyal, kültürel ve eğitim alanlarında işbirliği projelerini hayata geçirmeyi hedeflediğini belirtti.

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı Başkan Yardımcısı Ahmet Alemdar, Balkanlar'ın ilim ve sanat mirasının ortaya çıkarılmasının ortak hafızayı güçlendirdiğini vurguladı. Edirne'den Filibe'ye, Selanik'ten Saraybosna'ya uzanan coğrafyanın tarihî eserler kadar, onları meydana getiren bilim ve sanat insanlarının da tanınmasının gerekliliğine değindi.

Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halit Eren, sempozyumun medreseler, vakıflar, mimari yapılar, edebî metinler, musiki gelenekleri ve el sanatları gibi geniş bir araştırma alanını kapsadığını ifade etti. Balkan tarihinin yalnızca siyasi olaylardan değil, bölgede üretilen düşünce ve sanatsal eserlerin de incelenmesinin gerekli olduğunu vurguladı.

İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa, tarihî eserlerin mimari özellikleriyle beraber manevi anlamlarının da değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, camilerin, köprülerin ve diğer yapıtların insanın ruhani dünyasıyla bütünleştikçe daha anlamlı hale geldiğini söyledi. Bulgaristan Müslümanları Başmüftüsü Ahmed Hasanov, geçmişte Bulgaristan'da Türk kimliğinin ve Türkçe konuşmanın yasaklandığı dönemlere ilişkin deneyimlerini paylaştı.

Programa Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif, Bulgaristan Kırcaali Bölge Müftüsü Basri Eminefendi, Süleymanpaşa Kaymakamı Mahmut Nedim Tunçer ve Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin da katıldı. Protokol üyeleri müftülere hediyeler takdim ettikten sonra sempozyum, akademisyenlerin sunumlarıyla devam edecek.

İlginizi Çekebilir

Tümünü Gör ›